top of page

YEŞEREN BAHARDA DÖKÜLEN YAPRAKLAR VE UHUVVET GÜBRESİ.


Bismillahirrahmanirrahim


Alemleri Rabbi Allaha hamd olsun. Hayat ve ölümü yaratan, diriden ölü, ölüden diriyi çıkaran, geceyi gündüze, gündüzü geceye tebdil eden Allaha hamd olsun. Dilediğini aziz kılan, dilediğini zelil eden Aziz, Hâkim, Muktedir Allaha hamd olsun. Sert kışdan sonra ölmüş arza hayatı veren, baharı açan Fatır, Fettah, Rahman Allaha hamd olsun. Onun Rasulü, ezeli hütbesinin sadık hatibi, bir zaman zihinlerde boşlukta yuvarlanan kevne mana takan, kuraklık sahrada gül olarak zuhur eden, ve çölü bostan ve güli-gülistana çeviren... hatemi enbiya, eşrefi mahlukat, seçilmiş ve seçkin, ahlakı hasenin ve Kuran ahlakının temsilcisi tebliğcisi ve muallimi... asırlardır gönlümüze taht kuran Efendimiz Hz. Muhammed Mustafaya salat ve selam olsun.

Evet, O (s.a.s.) asırlardır gönlümüze tahtını kurdu, mekan ve zaman bunu engelleyemedi, lâkin maateessüf bu ahir zamanda, şeytan ve avaneleri dünya ve içindekilerinin fani yüzü ile bizleri aldatdı. O taht sarsıldı, bazen ayakları kırıldı, bazen de sökülüp kenara attırıldı. Buna rağmen Rabbi Rahim latifeyi saikalarımızı ve şaikalarımızı kuvvetlendirerek bizleri yeniden tevhide ve nura sevk etti ve bu yolda şevk verdi. Bir kulunu gönderdi ve dağınıklığımızı giderdi. Yeniden okuma, bir sohbet halkası oluşturma, yeniden kardeşlik ruhunu bizlerde uyandırdı. O kutlu akşamlarda, gecelerde genç olanları ve gençlik ruhu taşıyanları o meclise akın ettirdi. Sineler genişledi, kalbler coşdu, gözde kuruyan yaşlar aktı. Bir bahar esintileri duyuldu bu fetanın dimağlarında.

Heyhat... zaman geçti, ülfet ve gaflet çöktü, cehd ve gayret azaldı, şeytan hilesini mahirce kurdu. Beklenen şafakların yamaçları görünürken, o gençlik ihtiyarladı, zirveye giderken çukura düştü. Yeşeren bahar iken dökülen yapraklar oldu. O sohbet halkası bir toplanma yeri, bir arkadaş ortamı olarak bilindi, nam saldı ve meşhur oldu. Başladığı çizgiden adım ve adım uzaklaşdı, gaye unutuldu. Farkına vardırmadan şeytan oyunu ustalıkla oynadı, ihlas gitti ve uhuvvet dağıldı. Allah inayet ve hıfzını çekti ve Kuranın Bir toplum kendinde olan durumu değiştirmedikçe, hiç şüphe yok ki, Allah da o toplumda olan hali değiştirmez. Allah bir toplum için de kötülük irade buyurdu mu, onu geri çevirecek kuvvet yoktur. Artık Allah'ın dışında onları himaye edecek kimse olamaz.”  hükmünü icra etti. Kalbler darmadağın, gönüller sarsıntılı, dertler bitmez oldu. Batıl üstüne batıl yaşandı, hüsran üstüne hüsran birikti.

Bu hal devam ede geldi, tâki gönüllerinde hala futuveti yaşayan ve yaşatan birkaç civanmert ve kadirşinas hakkı haykırdı ve Hakka çağırdılar. (Allah seleften, onlardan, ve haleften razı olsun.) Kalblerde sönmeye yüz tutmuş o nura bir kıvılıcm oldular ve  nihayet “Hak geldi, batıl zail oldu, çünki batıl yok olmaya mahkumdur.” bir kez daha bu topluluğu bir araya getirdi. Uhuvvet gübre oldu, ağaçlar filizlendi. Belkide günlerin baharı solukladığı  mevsime girildi. Çehreler ve dimağlar bir zemzem misali, şule feşan oldular; suları zemzemleştirdiler ve sinelerde ateş oldular. Bir salih daire içine girilidi ve Ramazanla muşerref bir halde Allahın nimetlerine gark oldular.

Ramazan bitti. Dağların arkasındaki tufan ve koyu bulutlar hala mevcut. İmtahan ve tehlike bir hayat boyu devam ediyor ve edecek. Tarih mutlak manada tekerrür etmez, amma aynı hataların ve yanlışların aynı sonuca götürmesi Adetullahtandır. Allahın mülk ve melekuta murad ettigi bir nizam, intizam ve hikemi var. Onun aksine haraket edilirse karşılığında cezası bulunur. Bu bir imtahan sırrıdır, ve bu imtahandan ecel gelene kadar kaçınılamaz. Şimdi bizler mübarek ayların akabinde bir yolun eşiğindeyiz. Kaderi İlahi bizlerin qayretini, azmini, ve kesbini hesaba katıyor. Bizler yeniden Allahın ipine ve dinine sarılmasak, ihlasa yapışmasak, uhuvvet dairesine girmesek, sohbeti canan ve i’la’yi kelimetullaha cehd etmesek  bizi her an hazan mevsimi, ve o mevsimde dökülen yaprakların akibeti bekliyor. Gerçi onlar gibide olamayız, zira onlar dökülseler bile bir sonraki nesile gübre olur. Ya biz .....? Evet, aşılacak dağlar uzun, geçit ince, şartlar çetin, gücümüz zayıf, kalbimize her vecihden ok gibi muharremat yağıyor. Biz aciz, fakir, kusurlu ve günah kuyusuna her an yuvarlanmaya açığız. Bu dağdağalı dünya tarikinden yalnız cemaat olup, uhuvvetin ve ihlasın zirvesinde, yardımlaşarak  ve birbirimize dayanarak geçebiliriz.

Ya Allah bizlere hidayet ve mağfiret bahş et, bizleri himayen ve hıfzın altına al, bizlere inayetini ihsanlarını ve sürpriz lütufları bahş et, bizleri tercih et başkalarını bizlere tercih etme, yolunda sabit kadem eyle.

"Ey bizim kerim Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!"

Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.

AbdulAziz

Nisan 21, 2024.

Comments


bottom of page