top of page

Kapalı Pergel

Updated: Oct 7, 2022



Bir ayağı hep mülk aleminde

Bir ayağı hep melekut aleminde

Insan


[Normatif olarak]


Sanırım biraz pergel ne ifade ediyor ve neden metafor olarak fikir dünyamızda yeri var onlar üzerine bir şeyler karalamak istedim. Deniyor ki pergelin tek ayağı kendi değerleri ile sabit diğer ayağı ise dış dünyada yeni şeyler, yeni keşifler veya yeni düşünceler peşinde olması lazım insanın. İnsan tekvini emirler ve teşrii emirler arasında mekik dokuması lazım. En azından bizim değer çerçevemizde bunun yeri var. Fakat nedendir bilmiyorum ama sanki bu düşünce sahada kendisini göstermede bir hayli zorluk çekiyor. Esasında bu düşünce direk temel bir kaide olarak Hizmet insanının değeri olarak yorumlanmış bir şeydi. Mesela Fethullah Gülen hocaefendi tamda bu pergel metaforunun gosterdigi gibi bir sentez yapmış ve kendi düşünce temelini kurmuş. Bu hareketin temelini oluştururken kendi meslek sahasında gördüğü köklü bir devletçilik ve o devlet işleyişinin etrafında şekillendiği bir düzen olarak askeri düzen, diger uçtada islami dinamikler ve o güne kadar ulaşmış kaynaklar olarak sünni anadolu dini yaşayışı ve üstad Bediüzzaman ın ortaya koyduğu iman esaslarini 21. asırda yorumlamasini bir araya getirip “Neden necip anadolu insani bu şekilde toplumsal bir hareket dönüşmüyor?” demiş ve okul açmaya karar vermiş, en azından benim günümüzdeki yansımaları olarak gördüğüm şekli ile öyle demiştir diyorum. Ortaya koyduğu sentez tutmuş demek ki bugün böyle bir hareketten bahsedebiliyoruz. Hatta ben doğduğumda beni 2 yaşımda Kazakistan'ın kırlarına kadar göndertiyor, yani akranlarım bandırma sokaklarında meşin toplarla cami avlusunda top oynarken, ben kazak balalarla, koyunların omurga kemikleri ile oynanan bir çeşit misket oyunun oynar buluyorum kendimi. Yani o kadar bir etkisi oluşmuş Türkiyedeki muhafazakar insanlarin hayatında. Bir temel düstur olarak bu kadar kuvvetli bir düşünce yapısının son halini gördünüz mü? Ben Kanada'da yaşıyorum, yani hizmet insanı olarak kuzey amerika'da entegrasyon safhasındayım. Buradaki hizmet benim ne Kazakistanda nede sibiryada gördüğüm hizmete hiç benzemiyor. Bilmem birisi size bahsettimi veya bu ayrımı yaptımı ama kimlik olarak eğer hizmetten olmayı seçerseniz 1.nci dünya ülkelerinde biraz temel sorunlar ortaya çıkıyor. Pergelin sabit ayağı sürekli farklı hayat tarzları ve yorumlari ile sallanırken, normalde kendini geliştirmeye ve senteze yönelmesi gereken pergelin diğer ayağı bütün yörüngesini muhafaza ve mevcudu korumaya adamış gibi. Bizim fikir dünyamızın temeli 1.nci dünya ülkelerindeki düşünce yapıları ile temelden bir sorun yaşıyor gibi. Mesela sahada, diyelim bir diyalog programında, buradaki yerli kurumlardan birisine mensup bir memur veya bir beyaz yakalı soruyor, “ Siz neden yapıyorsunuz bu programı? “ , cevap “Biz türkiyeli insanlar olarak burdaki halkla ve yetkililerle iyi bir fikir alışverişi ve diyalogda bulunmak istiyoruz” adam biraz keskin bir şekilde, belli ki meraklı biri, basit sorular ile devam ediyor “Neden?” , “ İşte biz iyi niyetli ve inançlı insanlar olarak bugün zannedildiği gibi vahşi veya geri kalmış insanlar değiliz” , adam tekrar “ Peki neden böyle bir, diyalog yemegi?” , “ Biz başka background lardan gelmiş insanlarin bir masada toplanmasını ve buradan bir dostluk oluşturmak istiyoruz”, “Ne elde edeceksiniz dostluk ile?” , “ Bizim sizi, sizinde bizi tanımanızı istiyoruz” , “Tamam tanışalım tabi” diyor ve muhabbet böylece tanışma ve fikir alışverişine geciyor. Fakat nasil bir şeyse bu alisveris, hic bir cografyada hizmet düsturları ve işleyişini lokaldekine gore güncelleyemiyor. Birçok sefer bu sentezi ortaya çıkaracak adamlar belkide genç bir belletmen olarak geldikleri hizmet cephesinde o sentezin fikirlerine ve yaşantılarına etki etmesine vakit bulamadan kendisini baska bir cepheye tayin almis olarak buluyor. Ve dahice bir şekilde hizmet açıldığı coğrafyaları ve bir cesit hocaefendinin bahsettigi islami ronesansi tetikleyici fikirsel etkilesim ve gelisimi gerçekleştiremeden muhteşem bir merkezi koordinasyon ile 80lerde ve 90larda türkiyede yaptıklarını hiz kesmeden başka coğrafyalarda da yapabiliyor ve devam ettiriyor. Fakat ortada kacan bir nokta var. Bir gelisim hareketi kendini sadece aksiyon sahasinda hissettiriyor ve fikirsel sahalarin temelini atmıyorsa nasıl köklü kalabilir veya nasıl bir kimlik sunabilir bana 2022 de? Yani şimdi bu hareket bir muhafazakarın anadoludan kalkip dünyadaki refah ve globalleşmenin heyecanina kapılarak, demir perde de düşmüşken hazır, bir dünya turuna çıkıp, diyar diyar gezdikten ve insAllah lokalde biraz maneviyat tohumları ektikten sonra, ihtiyarlığa doğru kendisini, güzel gördüğü ve kendi memleketinde belkide hayalini kurduğu demokratik ve liberal yönetimler altında güzel bir sub-urb de mortgage a vererek emekli olma serüvenine mi dönüştü? Yanlış anlamayın bu bir ‘ Haydin hizmete arkadaşlar’ çağrısı değil. Biraz canımızın derdindeyiz sanirim ve açız. Fakat su pergelin ayakları bir turlu açılmadığından ötürü burda bir teorik altyapı sorunu çekiyoruz. Yirmili yaşların sonunda veya başında, 90larin herhangi bir dilimine denk getirdiysen doğum tarihini ve babanin ultra metafizik gerilim ve 7 kitada tanıdığı akranlarina sahip değilsen ve kendini turkiye dışında bir memlekette bulduysan, belki bir kimlik sorunu çekiyorsundur. Yani mesela bu hizmettekiler ile takılmalı mısın yoksa kendi yolunu mu yürümelisin? Kariyer mi önemli yoksa, arkadaslarin mi? Chomsky mi, yoksa Gazalimi? Fethullah Gülen mi, Elon Musk mıi? İngilizce mi yoksa Arapça mı? İlahiyat mı, Bilgisayar muhendisligimi? Evrad mi, meditasyon mu? Wittgenstein mı yoksa, Ahmet Kurucan mı? Evlenmek icin ne yapmam lazim? Elemanın teki lgbt hakkında ne düşündüğümü soruyor, one ki? Hizmet okulumu yoksa Devlet okulumu? Ya hakikaten hizmete ne oldu? Abilerimiz mi yoksa abilik mi? “Kardeşim, ben o soruları kafadan attım, Sohbete çağırdılar bence fena ortam değil arada gidilir, bölgenin ortamı da iyi gibi evler güzel bence yani 500e neresi var bu kadar tanıdık yüzlerin olduğu başka, hem maçta yapıyoruz arada, iyi bence hiç fena değil. Yani böyle kafa açan sorular pek bana göre değil anliyormusun, Biraz gereksiz kargaşa oluşturuyorsun. Seç işte bir şey yardır, haline şükür et bence. Yani ne bu kadar kafa patlatiyorsun?” , “ Ya bro okay basta güzeldide böyle yardırmak kendi kafama göre, yani babamın ve arkadaşlarının başlattığı ve bugüne getirdigi hizmet konusunda çok düşünmemek fakat bi kere bir çocukluk, bir temel almışım bu konuda öyle ‘ha’ deyince atilmiyor biliyormusun. Hem kaynak olarak bakinca baya güzel bir baslangici ve dunya gorusu var. Fakat bunlarinda otesinde kimliksizlik olmak ve heryerde farkli roller kesmek yorucu geliyor anlatabiliyormuyum.Çok feci bir darlik var. Su pergelin ayağı biraz açılması lazım ve bence korkulacak çok birşey yok, sadece biraz cesaret ve birazda merak gerek. Dürüst bir şekilde yaşamak ve hareket etmek istiyorum. Kendimi bulamayacaksam, kendimi açıkça ifade edemeyeceksem ve gördüğüm, şu anda içinde yaşadığım dünya ve hizmet fanusunun içi iki farklı mekansa, bunlari bir araya getirmek kadar insani bir şeyi nasıl istemiyeyim. Eğer beni rahat hissetmek istiyor diye yorumluyorsan haklısın. Bundan utanmıyorum, çekinilcek birsey değil. Bence asıl sorun utandığından ve çelişkiden kaçtığından ve çekindiğinden ve belkide korktuğundan içinde ikilik yaşayan ve böylece olgunlaşamamış birisi kalmaya salmiş olmakta.





Comments


bottom of page